Mevlâna Bakış Açısıyla: Barış Göğünde Savaş Sisi Kalmasın Artık (İnsanlar- Toplumlar- Ülkeler Arası İlişkiler)
From the Perspective of Rumı: Let the Fog of War No Longer Cloud the Sky of Peace (People - Societies - International Relations)
DOI:
https://doi.org/10.32955/neujsml2026221258Abstract
Yaşadığın XIII. Yüzyıl Anadolu'sunda hem Moğol saldırısı ve istilası hem de Selçuklu sultanları arasındaki makam kavgaları hem de farklı dil, din ve milletlerden oluşan insanlar arasında mücadeleler içinde yetişip kırılanlar veren Mevlâna belki de bu kafa karışıklığının tesiriyle birlik, beraberlik, kaynaşma, hor görmeme, ötekileştirmeme, uzlaşı, barış gibi işlendi.
"Hepimiz bir ağacın dalları, hepimizin aynı geminin yolcuları, hepimiz aynı Yaradan'ın kulları" beyitleri ile tüm insanlığı vahdet denizinin damlaları olarak niteleyen Mevlâna, insanlar arası sorun ve kavgaların insan nefsinin doyumsuzluğundan kaynaklandığını, kişinin başkası ile mücadele edemediğinden önce kendi nefsi ile savaşması ve kendisi ile uzlaştıktan sonra diğer insanlarla daha kolay anlaşabileceğinin çizer.
Öncelikle kişisel barışa, insanın kendini bilmesine, tanımasına ve yaratılışı gayesi Allah rızasını gözeterek toplumun bütünlüğü de değinen Mevlâna, toplumlar ve ülkeler arası rekabet ve savaş konusunda da bir insanın uzuvları misali tüm insanlığın aynı zamanda oluşmasını, bedenden bir uzvun yani herhangi bir toplum ya da hastalığın ortaya çıkması sonucu tüm yani dünyanın çekeceğini de vurgular.
İstatistiklere göre II. Dünya Savaşı'ndan sonra çürüme, yani 85 yıldır dünyada sadece 24 gün savaş yapılmıyor. İnsanlık adına geniş çapta dağıtan bir gerçek olan bu olguya karşı "barış" ve "uzlaşı" yı öğütleyen, 800 yıl da bu öğütleri hemen hemen bütün dünya dillerine çevrilen Mevlâna gibi evrensel değerlerin daha iyi okuma, anlama ve harcanması duyulmaktadır.
"Delinin elindeki parola al da adalet ve barış, senden razı olsun!" tarzı anlamlı sözler ile barış için çaba sarfetmek gerekli ve savaşa neden olan kişilerin engellenmesinin önemine dikkat çeken Mevlâna, insanın hem "cahil" (küstah) hem de elindeki silahta kalması halinde bunun tüm dünyanın felâketine yol açabileceğine değinir ve belki de sadece geçmişi değil, günümüzü de tarife eder; barış sürecinde evde kalma ve yetkili insanlara büyük sorumluluk yüklenir.
Anahtar Kelimeler: Mevlâna, Rumi, Savaş, Barış, Uzlaşı

