DİVAN ŞİİRİNDE AŞKIN SESSİZLİĞİ
THE SILENCE OF LOVE İN DIVAN POETRY
DOI:
https://doi.org/10.32955/neujsml2026241349Keywords:
Divan şiiri, Aşk, Sessizlik, Mazmun, TasavvufAbstract
Divan şiiri, anlamı doğrudan ifade etmek yerine semboller, mazmunlar ve dolaylı anlatım biçimleri aracılığıyla karşımıza çıkan bir türdür. Bu gelenek içerisinde aşk, yalnızca dile getirilen bir duygu değil; çoğu zaman söylenemeyen, ancak imâ edilen bir deneyim olarak karşımıza çıkar. Bu çalışmada Divan şiirinde aşkın sessizlikle kurduğu ilişki, kuramsal, estetik ve metinsel düzlemlerde ele alınmıştır. Çalışma, nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde karşılaştırmalı metin analizi yönteminden yararlanılarak gerçekleştirilmiştir. Sessizlik kavramını, yalnızca sözün yokluğu olarak düşünmemek gerekir. Anlamın yoğunlaştığı ve çoğaldığı bir alan olarak değerlendirilebilir. Tasavvufî düşünce bağlamında hakikatin ifade edilemezliği, Divan şiirinde de suskunluk, anlamın taşıyıcısı hâline getirilmiştir. Bu doğrultuda mazmun sisteminin, doğrudan söyleyişi geri plana iterek dolaylı anlatımı güçlendirdiği ve sessizliği aktif bir anlatım biçimi hâline getirdiği ortaya konulmuştur. Fuzûlî, Bâkî ve Şeyh Gâlib’in şiirlerinden seçilen beyitler üzerinden yapılan karşılaştırmalı analizlerde, sessizliğin farklı yapılarda farklı işlevler kazandığı gösterilmiştir. Fuzûlî’de sessizlik yoğun içsel acının bir sonucu olarak belirlenirken, Bâkî’de estetik ölçü ve dengeli söylemin bir parçası olarak ortaya çıkar. Şeyh Gâlib’de ise sessizlik, tasavvufî bir derinlik kazanarak içsel hakikatin ifadesine dönüşür. Bu çalışma, Divan şiirinde aşkın yalnızca dile getirilen unsurlar üzerinden değil, aynı zamanda imâ edilen ve sessizlik içinde kurulan anlam katmanları üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda şiirin anlam dünyasına katkı sunmaktadır.

